Beyaz dişler sağlıklı ,temiz ve bakımlı kişiliğin simgesidir. Zaman geçtikçe dişleriniz belli derecelerde sararmaya başlar. Tabi ki içtiğiniz çay, kahve, sigara, kırmızı şarap renk değişimini hızlandırır.
Diş beyazlatma için çok değişik ürünler mevcuttur. Günümüzde beyaz dişlere kavuşmak muayene ortamında 1 saat içinde mümkün olmaktadır. Bunun için ışık kaynağına sahip bir kaç sistem mevcuttur. Işık kaynağı kullanılmasının amacı beyazlatma maddesi içindeki hidrojen peroksidi active etmek ve işlem süresini kısaltmaktır. Bu ışık kaynakları şunlardır:
1- Normal ışıklı dolgu cihazıyla yapılabilir. Işık kaynağı kompozit ve bondingleri dondurmak için kullanılan cihazdır. Işık gücü düşüktür. İleri derecedeki renklenmelerde seans sayısı artırılarak (bazen 3-4 seans) sonuç alınabilir. Pratik cihazlar değildirler.
2- Laser
Günümüzde lazerli cihazlarla da ağartma yapılabilmektedir. Ancak şu ana kadar diş beyazlatmada kullanılan ADA (American Dental Association) tarafından onaylanan bir lazer cihazı yoktur.
Yalnız birçok kullanılan ışık kaynakları lazer diye ifade edilmektedir. Bu ifadeler yanlış ve yanıltıcıdır.
3- LED ışıklı cihazları
Işığın gücü ağartma işlemi için yeterlidir. Piyasada birçok ürün mevcuttur. İstenilen sonuçlar alınır. ADA tarafından onaylanmışlardır.
4- Plazma arc teknoloji
Işık gücü LED cihazlarından daha fazladır. Dolayısıyla daha kısa sürede ve daha etkin sonuç alınır. En son gelişmiş cihazlardır. ADA tarafından onayları bulunmaktadır. Bu onaylar güvenlik ve etkinlik bakımından alınmışlardır.
İçten gelen renklenmeler:
Travma;
Dişe gelen travma dediğimiz herhengi bir darbe sonucu dişin pulpasında(damar-sinir ağı) kanama olur. Kanama dentin kanallarına sızar. Başlangıçta pembe sonra kırmızı-kahverengine dönüşür. Yaklaşık 3-4 hafta içinde orjinal rengine dönebilir. Eğer renk eski halini almazsa pulpada nekroz dediğimiz dişin cansızlaşması sonucu diş rengi kahverengi-siyaha döner. Kanama bölgesindeki eritrositlerin hemolizi sonucu demir(Fe) açığa çıkar. Nekroz sonucu açığa çıkan hidrojensülfürler demirle birleşir. Demirsülfürler ise siyah renktedirler. Bu yüzden cansız bir diş siyah gözükür.
Uygun yapılmayan kanal tedavileri;
Kanal tedavisi sırasında iyi temizlenmeyen pulpa (damar-sinir paketi) artıklarındaki protein parçaları nekroze (cansızlaşması) olarak dentin tübüllerine girer. Dişiniz böyle bir durumda siyahimsi bir görüntüdedir.
Yine kanal tedavisi sırasında kullandığımız patların fazlalıkları dişin kron kısmının içine taşarsa özellikle turuncu renkte görüntü verir.
Amalgam dolgular;
Amalgam içindeki özellikle bakır ve korozyon ürünlerinin dişteki dentin kanallarına sızması sonucu dişiniz gri-siyah renkte görünür.
Çocukluk dönemindeki süt dişi iltihaplanmaları;
Özellikle süt azı dişlerinde çürük ya da başka bir sebeple iltihaplanma olduğunda, iltihap alttaki sürekli küçükazı dişlerinin köklerine ulaşır ve “Turner dişi” dediğimiz diş anomalisi oluşur. Turner dişlerinin renginde ve yapısında bozukluklar meydana gelebilir.
Tetrasiklin lekelenmeleri;
Süt dişleri hamileliğin 4.ayından itibaren oluşmaya başlarlar. Sürekli dişler ise doğumdan hemen sonra oluşmaya başlar ve kalsifikasyonunu 8 yaşlarına kadar devam ettirir. Bu nedenle hamile bayanlarda ve 8 yaşına kadar olan çocukluk döneminde tetrasiklin alınmamalıdır. Yine tetrasiklin grubu renkleşme yapmayan Doksisiklin, Vibramisin alınabilir.
Bu süre içinde tetrasiklin grubu antibiyotik alan bireylerin dişlerinde sari-kahverengi-gri tonlarda lekelenmeler görülebilir.Tetrasiklin lekelenmeleri tipik bantlaşma görünümündedir.
Tetrasiklinin özelliği kalsiyuma olan ilgisinin fazla olmasıdır.Bu nedenle kalsiyum oranı fazla olan dokulara ulaşır.
Tetrasiklin alındığında kan dolaşımıyla özellikle kemik-diş gibi yapılar üzerinde birikir.Dişlerde dentinin içine sızar ve sarı-kahverengi renklenmeler oluşturur.
Tetrasiklin lekeleri çok ileri durumda olmadığı sürece “office bleaching” yöntemiyle ,güçlü ışık kaynaklarıyla ağartma işlemine cevap verirler.
Çok ileri tetrasiklin lekelenmelerinde laminate porselen ya da full kron porselen restorasyonlar yapılabilir
Aşırı flor alımına bağlı renklenmeler;
Alınan flor miktarına göre opak noktalardan sarı- kahverengiye doğru renk değişimi olabilir. 1 ppm. den fazla flor olan içme suyu içen kimselerin genellikle sürekli dişlerinde görülür.
Flor minede bulunan ameloblast denilen yapıları ve minenin kalsifikasyonunu bozar. Özellikle azı dişleri etkilenir. Ağartma yöntemlerine çok iyi yanıt verirler.
Dış faktörlere bağlı lekelenmeler
Ağız hijyeni iyi olmayan hastalarda görülen renklenmeler:Özellikle bakteri plağı,diş taşı gibi oluşumların üzerindeki yiyecek artıklarını kromojen bakteriler dediğimiz bakteriler dişleri turuncu renge boyarlar.
Sigara, tütün, puro renklenmeleri dişleri sarıya boyar.
Tanin içeren içecekler, çay, kahve lekeleri, kırmızı şarap lekeleri.
Uzun süre “klorhexidin” gargaralarını kullananlarda sarı-kahverengi lekeler görülür.Yaşlanmayla beraber görülen lekelenmeler
Sigara lekelenmeleri
Genetik yapı bozukluğu sonucu oluşan lekelenmeler
Tetracycline lekelenmeleri
Günümüzde diş beyazlatmada birçok ürün kullanılmaktadır.
Temelde uygulama yöntemi olarak ikiye ayrılır.Hastamıza hazırladığımız plakları kendisi takarak uyguladığı “home bleaching”,diğeri klinikte belli dalga boyunda ışık vererek uyguladığımız “office bleaching”yöntemidir.
Incoming search terms: