Archive for the Category »Ruh Sağlığı «

Evinizi döşeyin, Ruhunuzu yenileyin!

Ev döşemek, son mobilya modasını takip etmeyi gerektirir. Bu sene ev için mobilya rengi açık ahşap yani açık kahverengi. Moda her zaman değişse de klişe olan köşe takımları, mobilyalar, yatak odası takımları her zaman mevcuttur.

Yatak odasında konforu temsil eden geniş yatak ve yuvarlak hatlı yatak odası mobilyaları modası geçmeyecek bir seçim. Yatak odası geniş olanlar için yatak odasına olmazsa olmaz konforlu koltukları da unutmayalım. Yatak odası takımları burada önem kazanıyor.

Oturma odasına geldiğimizde ise ilk akla gelen köşe takımıdır. Köşe takımları mutfağı geniş olanlarında tercihlerinden olabilmektedir. Köşe takımları genelde iki düz ve bir köşeye uyan kısım olmak üzere üç parçalı mobilyadan oluşmaktadır. Renk olarak canlı ve düz seçimler gününüzü iyi ve neşeli geçirmenize yardımcı olur.

Eviniz güzel olsun!

Evinizi daha güzel yapmak için birbirinden güzel mobilyalarla rahat ve şık bir dizayn yapmak için daha ne bekliyorsunuz?

Yılın en son trendleri arasında yer alan köşe takımları özellikle somon rengi ve hardar sarısı tonlarnda ve süyet tarzda tercih ediliyor.  Somon ve hardal sarısı renkleri ise ruha en iyi gelen, mide problemlerinde rahatlatıcı etkisi olan renkler olarak bilinmekte.

Evinizin mobilyalarını seçerken en çok renklere dikkat etmenizi öneriyoruz. Yatak odası takımları da renk açısından çok önemlidir. Sağlıklı bir cinsel yaşam için yatak odası takımı seçiminde son derecce dikkatli olmanızı, yeşil ve tonlarından uzak durmanızı tavsiye ediyoruz. Yeşim ve mavi tonları yatak odası için asla doğru seçim değildir. Daha çok yavu ağzı, krem, pembe be lilalar tercih edilmelidir.

Oyun ve insanlar!

Türkiyede ve dünyada internet her geçen gün gelişmektedir. Geçtiğimiz yıllarda evlerde düzgün bilgisayar yokken şu anda her evde bilgisayar bulunmaktadır. İnternetsiz ev sayısı bile azalmaktadır. Her Eve bir bilgisayar her eve bir internet. İnternette çocuklar boş zamanlarını eğlenerek geçiriyordur. Oyun sitelerininde bu sürede büyük payı vardır. Java tabanlı flaşh oyunlar oynanmaktadır.

Flash oyunlardan Bahsecek olursak internette en çok ilgi gören Oyunlar Araba Oyunları, Yemek Oyunları, Yarış Oyunları, Araba Yarışı Oyunları, Giysi Oyunları, Giysi Giydirme Oyunları, Motor Oyunları, Komik Oyunlar , Kız oyunları, Polis Oyunları, Ben 10 Oyunları, Benten Oyunları, dora oyunları gibi bir çok oyun kategorisi vardır.

Ülkemizde her geçen gün internet yayılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bu sayının kat kat artacağıda düşünülmektedir. Eskiden internet cafelerde çocuklar internete girerken şu anda bir çok ailenin kendi evinde bilgisayarı bulunup internet hattı çektirmiş bulunmaktadır.

Kekemelik

Kekemelik ya da konuşurken takılma, daha genel olarak tanımlarsak konuşmanın akıcılığını bozan duraklama ya da takılmalar çocuğun büyüme ve gelişmesiyle birlikte ortaya çıkar. 3-5 yaşlar arasında beyin gelişimi hızlanmakta ve çocuk daha hızlı düşünmektedir. İletişim sırasında düşüncelerin aktarılmasına yarayan konuşmanın oluşturulduğu dil ve dudak gibi aktarma organları ise henüz bu hıza yetişememektedir.
Böylesi durumlarda konuşmanın başlangıcında bazı sözcükleri bulmada zorluk, takılma, gereksiz duraklama ve nefes düzenleme ile ilgili güçlükler ortaya çıkmaktadır. Eğer sesin oluşumu ile ilgili beyin işlevlerinde ya da aktarma organlarında belirgin bir sorun yoksa akıcı konuşma bozukluğu olarak ele almaktayız.

Belirtilen yaşlarda oldukça sık karşılaşılan bu durum zaman içinde, genellikle hiçbir yardım gerekmeden kendiliğinden düzelmektedir. Bu sorunun kalıcı olmasında çocuğun anne babasının ya da çevresindeki diğer kişilerin tutumları etkili olmaktadır. Çocuklarının konuşmasında bir bozulma ortaya çıkması anne babaları kaygılandırmakta, artık çocuğun çıkaracağı sözcüklere dikkat etmeye, hatta çocuğun bu sözcüklerini düzeltmeye başlamaktadırlar. Bu ise çocuğun konuşacaklarına dikkat etmesine ve takılmayacağı sözcükleri seçmesine neden olmakta, giderek daha az ve seçici konuşmasına yol açmaktadır. Özellikle heyecanlandığında, yabancılarla konuştuğunda ortaya çıkan bu takılmalar nedeniyle çocuk böylesi ortamlarda konuşmamayı tercih etmektedir.

Burada anne babanın konuşmadaki düzensizliğin gelişme ile ilgili olduğunu bilmesi ve zaman içinde geçeceğine inanması gerekmektedir. Böylece çocuğun takılmalarına dikkat etmeyecek, onun konuşmasını destekleyecek, böylece konuşma bozukluğunun yerleşmesini önleyeceklerdir.

Akıcı konuşma bozukluğu daha sonraki dönemlerde de sürüyorsa, çocuk için belirgin bir sıkıntıya neden oluyorsa uzman değerlendirme ve danışmanlığı yararlı olacaktır. Böyle bir değerlendirmede çocuğun konuşmasını bozan aşırı heyecanı ya da kaygısı varsa giderilmeye çalışılır. Konuşmanın akıcılığındaki bu bozukluğa karşın konuşması gerektiği belirtilerek, daha fazla konuşması ve kendini ifade etmesi desteklenir. Konuşmada ortaya çıkan bozukluğun değerlendirilmesi ve tedavisi için konuşma terapistleri ile birlikte çalışmakta ve oldukça iyi sonuçlar almaktayız

Stres

Stres; gündelik yaşamda karşılaşılan olaylar sonucu hissedilen sıkıntı ya da zorlanma durumudur.

Çok eskiden beri fizik biliminde; “maddenin kendi üzerine uygulanan güce gösterdiği tepki” anlamında kullanılan STRES terimi; son 20 yılda tıp, fizyoloji, sosyoloji, psikoloji, psikiyatri alanlarında ve gündelik yaşamda herkesin kullandığı popüler kavramlarından biri haline gelmiş, kitle iletişim araçlarında sıklıkla yer verilen “medyatik” bir sözcük olmuştur.

Stresin zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızı tüketen olumsuz bir yanı olduğu gibi, organizmada fiziksel ve ruhsal değişmelere, olgunlaşmaya ve gelişmeye yol açan olumlu yönleri de vardır.

Gerçek yaşamda sorun çözme ya da stresli olaylarla başa çıkabilme psikolojik sağlık ve uyumla ilişkilidir. Çevre ile etkileşimlerimiz sırasında engelleyen, sinirlendiren, tedirgin eden olaylar bizi zorlamaktadır. Bunlar boşanma, bir yakınının kaybı ya da ayrılık, ölümcül hastalık, hayat pahalılığı, trafik, gürültü, okul başarısızlığı, sınav kaygısı, savaş, ırza tecavüz ya da doğal afetler gibi olumsuz etmenler olabileceği gibi; evlenme, terfi, kariyer değişikliği gibi olumlu yaşam olaylarını da kapsayan çok geniş bir yelpaze içinde değerlendirilebilir. Genelde herkes için travmatik sayılabilecek bir olayın ardından tepkilerin yavaşlaması, dış dünyaya ilginin azalması belirgindir.

Örneğin; 17 Ağustos 1999 depreminin ardından hem depremi yaşayanlarda hem de depremi televizyon aracılığı ile izleyenlerde yoğun bir stres ve buna bağlı sorunlar ortaya çıkmıştır.

Kişinin kendisiyle ilgili çarpık algılamaları varsa, kendini değersiz algılar ve mutsuz olur. Bu mutsuzluk iş, sosyal ve aile yaşantısındaki işlevlerinin bozulmasına yol açar. Hoş olmayan yaşam olayları sonrası kendini mutsuz, kaygılı ve endişeli hisseden ve bu nedenle işlevsel kaybı olan kişilere bunlarla baş etme becerileri kazandırılmalıdır. Ayrıca duygusal tepkileri, düşüncelerini denetleyebilme becerisi, sorun çözme teknikleri, anlık doyumları erteleyebilme ve içsel olayları düzenleme konusunda eğitim verilebilir. Hastaların kaygı düzeylerini azaltmak, varsa depresif belirtilerini gidermek için ilaç tedavisi de uygulanabilir.
Bu yöntemler ve tedaviler, ancak kişinin ayrıntılı bir değerlendirmesi yapılıp, sorun tanımlandıktan sonra konunun uzmanı olan psikiyatristler tarafından uygulanabilir.

STRESLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
Stres kişinin gündelik yaşantısını engelleyecek düzeye ulaşmışsa azaltılması gerekir. Bunun için denenebilecek yöntemler:

  • Spor,
  • Masaj,
  • Olumlu düşünme
  • Meditasyon, yoga,
  • Zamanı iyi kullanma,
  • Gevşeme (relaksasyon)
  • Beslenmenin düzenlenmesi
  • İletişim becerilerinin etkin kullanımı…