Archive for the Category »Saglık Haberleri «

Kavitasyon Fırsatları

Kavitasyon bir zayıflama yöntemidir. Kısaca tanımlamak gerekirse Cildin dış katmanına uygulanan ultrason’un yayılmasına, yağ dokularındaki  ani ve yüksek basınç değişikliklerine dayalı bir incelme yöntemidir. Kavitasyon cerrahi bir yöntem değildir. Bölgesel yağlar ve selülitlerle Bölgesel yağlanma ve selülitle ses dalgaları yoluyla baş etmeye dayanır.
Son 1.5 senedir hayatımıza giren grup satın alma – fırsat siteleri yoluyla, dah birçok güzellik uygulamasında olduğu gibi kavitasyon uygulamasının da uygulanma aralığı genişledi. Bunun bir başka sebebi de normal şartlarda pahalı bir uygulama olduğundan, grup satınalma sitelerinde kavitasyon fırsatı yayınlandığında çok yüksek indirim oranı uygulanabiliyor olmasıdır. Fırsat siteleri’ndeki kavitasyon fırsatları, Seans ve uygulama uzunluğu gibi kriterlere göre fiyatlanabiliyor. Ama tabiî ki bu fırsatlar arasından seçim yaparken fiyat kadar fırsatı sunan güzellik salonunun da göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Incoming search terms:

Fruktoz Şurubu

Nişasta bazlı şeker kategorisinde yer alan fruktoz şurubu yani mısır şurubu hayatımızın her alanında kullanılmaktadır. Özellikle hazır gıda sektöründe tatlandırıcı olarak yoğun bir şekilde kullanılan mısır mamüleri, şeker hastalığının nedenleri arasında gösterilmektedir.

Bilindiğinin aksine şeker hastalığına bir neden olarak değil, olası nedenler arasında olduğunun altını çizmek istiyoruz. Çünkü, şeker hastalığının bir çok nedeni var. Bunların içerisinde en önemli neden ise genetik faktörler.

Genetik faktörleri bir yana koyarsak, sağlıklı bir yaşam için beslenme kalitesine de özen göstermemiz gerekir. Mısır şurubu ise içeceklerce ve aldığımız hazır gıdalarda yıllardır kulllanılagelmektedir. Tek neden, gerçek neden gibi yapıştırmaların mısır şurubu ürününe haksızlık olduğunu bildirmek istiyoruz.

Incoming search terms:

31 Mart Perşembe iddaa Programı

KADINLIK HORMONUNUN İŞLEVİ

Genelde kadınların hormonlarla ilgili bilgisi, menopoz dönemine gelinceye kadar oldukça eksik kalıyor. Erken yaşlarda hormonların işlevleri hakkında bilinçlenmek ise, kadının genç kalmasını sağlar.

20 Lİ YAŞLAR

Ergenlik çağındaki bir genç kızın östrojen artışıyla, göğüsleri büyür, kalçaları belirginleşir, erojen bölgelerinde tüylenme olur. Adet gördükten sonra her ay yumurtalıklar yumurta hücresi üretir. Yirmili yaşlara gelindiğinde östrojen ve progesteron hormonları, beyinle 25 yıl kadar sürecek bir işbirliğine girerler. Her ay adet gününden iki hafta önce yumurtalıklar artan miktarda östrojen hormonu salgılar. Östrojen miktarındaki bu artış aynı zamanda ruh halini de etkiler, araştırmalar östrojenin yükseldiği günlerde kadınların daha asabi, alıngan ve saldırgan olduğunu, azaldığı günlerde ise kendilerini daha iyimser, mutlu ve sağlıklı hissettiklerini gösteriyor. 14 gün sonra ise her bir yumurtalıktan bir yumurta hücresi rahime bırakılır. Bu günlerde progestoren miktarı artarken östrojen miktarı tekrar azalmaya başlar.

ÖSTROJEN SALDIRGAN YAPIYOR

Östrojen hormonu, vajinanın nemli ve kaygan olmasını sağlayarak kadını cinsel ilişkiye hazırlayan bir hormon. Dahası, ilişki sırasında kadının vajina duvarındaki damarlara daha fazla kan dolmasını sağlayarak , kadının uyarılmasını, ilişkiden zevk almasını sağlıyor. Kadınların cinsel isteğini artıranlar, testesteron hormonu ve her ay yumurtalıklar ve böbreküstü bezleri tarafından salgılanan testesteron (erkeklik) hormonu. Testesteron seviyeleri yumurtalama sürecinde yükselirken, araştırmalar bu dönemde kadınların cinsel isteğinin arttığını gösteriyor. Psikologlar insanın cinsel dürtülerinin oldukça karmaşık olduğunu, cinsel arzuların hormonlar dahil pek çok faktöre bağlı olarak artabileceğini söylüyorlar. Duyguların yoğunluğu, maddi sorunlar , eşlerin birbirlerine anlayışlı olup olmaması da cinsel arzuyu belirliyen etkenlerden.

ADET DÖNEMİ TUZU, KAFEİNİ KESİN

Kadınların hemen hemen % 90 ı adet öncesi dönemde göğüslerde gerginlik, vücutta şişkinlik, aşırı yeme, başağrıları, tahammülsüzlük gibi durumlarla karşı karşıya kalıyorlar. Kadınların % 20 lik bir kısmı ise adet dönemini ağrılı bir şekilde geçiriyor. Araştırmalar adet öncesi dönemdeki semptomların , kadının sex hormonları üzerinde rol oynamasına karşın, bu etkilerin hamilelik ve menopoz dönemindeki kadar yoğun olmadığını gösteriyor. Bazı uzmanlar sex hormonlarının, adet dönemi öncesi rahatsızlıklarından çok, depresyon ve tiroid bozukluklarına bağlı olarak etkilendiğini iddia ediyorlar. Eğer her ay adet öncesi rahatsızlıklarınız fazla ise, bu dönemde tuzu, şekeri ve kafeinli içecekleri kesin. Alkolden kaçının, daha sık ve azar azar yemek yiyin. Ağır, yağlı yiyecekler yerine hafif, sebzeli yemekleri tercih edin. Ayrıca bugünlerdeki stresinizi azaltmaya, her gün yapacağınız yarım saatlik bir jimnastik de yardımcı olacaktır.

SPERMLER 3 GÜN YAŞAYABİLİYOR

Henüz yirmili yaşlarda iken kadınların % 90 ı herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan, doğal yollarla çocuk sahibi olabiliyor. Yumurtalıklardan her ay salınan yumurta hücresi, sağlıklı bir sperm hücresiyle, ilişkiden sonraki 10-12 saat içerisinde kolayca döllebilir. Sperm hücrelerinin kadın vücudunda canlı kalma süresi 3 gün kadar, bu aynı zamanda, ilişkiden sonraki 2 gün içinde ,kadının hamile kalma şansının devam ettiğini gösterir. Eğer düzenli bir sex hayatınız yoksa, ve de adet döneminizin tam ortasındaki yumurtalama tarihinizi belirlemek istiyorsanız, ovulasyon belirtici araçlardan kullanabilirsiniz. Vücut ısısının günlere göre değişimini ölçen bu aletlerle, vücuttaki ısının en çok yükseldiği gün olan yumurtalama günlerinizi takip edebilirsiniz.

30 LU YAŞLAR

Hayatın en yoğun tempolu yaşandığı 30 lu yaşlarda , vücut daha fazla yorulmaya başlar ve buna bağlı olarak sex hormonları da düzensiz salgılanmaya başlar. Örneğin adet öncesi dönem bazı kadınlar için, 20 li yaşlarda ağrısız geçerken, 30 lu yaşlara gelindiğinde fazla stresli bir iş veya ev hayatı yüzünden, ağrılı geçebilir. Bu dönemde her zamankinden daha fazla sağlıklı olmaya, düzenli beslenmeye ve egzersiz yapmaya ihtiyacınız vardır. Bu yaşlarda cinsel arzularınız testesteron hormonunun kontrolü altında olmasına rağmen, östrojen cinsel ilişki sırasında kadının en çok ihtiyaç duyduğu hormondur. Bu yaşlarda kadınlar cinselliği doyasıya ve özgürce yaşamanın tadına varırlar, düzenli bir sex hayatları vardır. İstatistikler haftada bir cinsel ilişkide bulunan kadınların kandaki östrojen seviyelerinin yükseldiğini gösteriyor. Bu durumun da, kalp- damar dolaşım sistemini düzene sokmaktan tutun da ,baş ağrılarının giderilmesine kadar pek çok faydası bulunuyor.

30 lu yaşların ortalarından sonlarına doğru hormonların düzensizleşmesi nedeniyle, adet dönemi öncesi sıkıntıları artar. Başağrıları, sinirlilik , huzursuzluk ve tahammülsüzlük gitgide artan dozajlarda görülmeye başlar. Migreni bulunan kadınların % 60 ı bu dönemde migren krizine tutuluyorlar.

Başağrılarından şikayetçiyseniz bu dönemde alkol almamaya dikkat etmelisiniz. Bazı kadınlarda, adet dönemi baş ağrılarını önlemede, östrojen ve doğum kontrol hapları faydalı olabiliyor.

40 LI YAŞLAR

35 yaşından 40 lı yılların başlarına kadar kadınlar sex hayatlarının doruğunu yaşarlar. Ancak 40 yaşından itibaren , menopoz öncesi dönemine girilmesiyle hormonlarda hızlı bir değişim olur. Bu hızlı değişimle östrojen hormonu azalır, ateş basması, terleme, geceleri uyuyamama kadınların sık sık şikayet ettiği durumlardır. Adet zamanları düzensizleşmeye başlar. Bazı aylar yumurtalıklardan yumurta salınmaz ve sonunda kadınlar adetten kesilir. Adetten kesildikten yaklaşık 1 yıl sonra da kadınlar menopoza girerler. Artık yumurtalıklardan projestoren ve östrojen üretilmemeye başlar.

Östrojen hormonunun azalması kadınların sex arzusunun tamamen kaybolmasına neden olmaz, hatta çoğu kadında yumurtalıklar, sex arzusunun en büyük kamçılayıcısı olan testesteronu üretmeye devam eder. Araştırmalar kadınların menopoz öncesi dönemde , sexe olan arzularının, eşleriyle bir problem yaşamadıkça aynen devam ettiğini gösteriyor. Ancak östrojen üretiminin durmasıyla birlikte, kadının vajinal duvarları kurulaşır, elastikiyetini kaybeder ki bu da, sexi kadın için zor ve acılı bir hale getirir. Günümüzde üretilen östrojen kremleri bu soruna çözüm getiriyor gibi görünsede, doktorlar her kadının vajinal emme kapasitesi farklı olduğu için, ne kadar östrojenin kan dolaşımına katılacağı konusunda hemfikir olamıyorlar.

Hormon Takviyesi

Menopozdan sonra kadınların yumurtalıkları östrojen üretemez hale gelir, artık kadının tek doğal östrojen kaynağı yağ hücrelerindeki adrenal bezleridir. Fazla kilolu olmak genel sağlık için zararlı olmasına rağmen , bir diğer gerçek kilolu kadınların, menopoz sonrası rahatsızlıklardan en az şikayetçi olduğudur. Östrojen kaybıyla vajina kuruluğunu ve elastikiyetini kaybetmenin yanısıra, idrar yollarının enfeksiyona yatkınlığı da artar. Bunların yanında östrojen azalması kalp hastalıkları riskini arttırır ve kemik erimesini hızlandırır. Pek çok doktor günümüzde, kadınlara östrojen hormonu takviyesini tavsiye ediyor. Ancak tıp dünyasında östrojen ve progestorenin etkileri tam olarak kanıtlanmış değil. Örneğin progestoren hormonu östrojenle birlikte alındığında rahim kanserini önler mi, veya tam tersi ikisi birlikte alındığında göğüs kanseri riskini arttırır mı, ya da östrojen takviyesi kalp hastalıklarını önler mi, gibi sorular halen gündemde.

Bu sorular halen gündemde ola dursun, bir başka gerçek var ki, o da kadınların menopozdan sonra 20-30 yıl kadar daha yaşadıkları. Durum böyle iken , sex hormonları takviyesi konusunda karar verebilmek için yapılacak en doğru şey araştırmaların bir an önce sonuçlanmasını beklemek.

HORMONLARINIZ YOLDAN ÇIKARSA

Yetişkin bir kadının sex hormonları, her ay sistemli bir şekilde salgılanır. Ancak fizyolojik ve psikolojik nedenlerden dolayı hormonlarınız dengesiz salgılanabilir. İşte bu zamanlarda neler oluyor gelin görelim ;

- Yüzde aşırı kıllanma, sivilceler, düzensiz adet görme ve hamile kalamama durumu androjenlerin fazla miktarda çalıştığının göstergesidir.

- Normalde her ay rahim etrafını çevreleyen zar dokusu, beyinden gelen hormonal sinyallerle faaliyete geçer. Hormonlardaki değişimler, rahim zarının iltihaplanmasına neden olabilir.

- Östrojen hormonunun uzun süre ile vücutta faaliyet göstermesi, göğüs kanserine davetiye çıkarabilir. Araştırmalar 12 yaşından önce adet görmeye başlayan, menopoza 50 lili yaşlardan sonra giren, geç doğum yapan veya hiç doğurmayan kadınların, vücutlarında uzun müddet östrojen salgılanması nedeniyle, göğüs kanseri risk grubuna dahil olduğunu gösteriyor.

- Depresyon, hızlı kilo verdiren rejimler, tiroid bozuklukları hormon dengenizi bozar. Hormon dengesi bozulan kadınlar düzensiz adet görmeye başlar. Böyle zamanlarda her ay düzenli olarak vücut dışarısına atılmayı bekleyen kan, menstural kanama olmayınca, yumurtalıklardaki ufak keseciklere dolar. Bunun sonucu polikistik over sendromu denilen, yumurtalık kistleri oluşur.

Incoming search terms:

Prostat Kanseri Belirtileri Teşhis ve Tedavisi

Prostat Kanseri: Genellikle 60 yaşın üzerindeki erkeklerde görülen ve erkek kanser oranının %102unu oluşturan, akciğer kanserinden sonra erkeklerde en çok rastlanan kanser çeşididir. Erken teşhis ve tedavi edilmezse mutlak  ölümcüldür. Kesin olarak sebebi bilinmemekle birlikte androjenlerle (erkek hormonları) yakın ilişkisi olduğuna dair kuvvetli deliller mevcuttur. Kanserin şiddeti, kökenini aldığı hücreye benzeme oranına göredir.

Prostat Kanseri Belirtileri:

* İlk olarak, Prostat büyümesinde görülen rahatsızlar gibi şikayetler baş gösterir.
* Kemekler ve karaciğer ilgili belirtiler ortaya çıkabilir.
* Organ yayılımı olmuşsa iştahsızlık ve halsizlik görülür.

Teşhisi:

Kesin teşhis prosttan alınan biyopsi meteryali ile konulur. Yayılımı araştırmak için şüphe edilen  organlarda incelenir.

Erken Teşhis ve Tedavi :

* Cerrahi Tedavi : Açık prostat ameliyatı, kapalı prostat ameliyatıdır. Günümüzde en yaygın önerilen ameliyat olan kapalı prostat ameliyatında herhangi bir kesi yapılmadan idrar borusundan girerek ameliyat yapılmalıdır. Bu yöntemle hastalar daha çabuk iyileşmektedir. Greenlight lazerle prostat ameliyatı ise tedavide yeni bir dönüm noktası olmuştur. Kanama riski çok azdır. Hasta 24 saatte tabvurcu edilebilir.Genel anestezi alamayan hastalarda lokal anestezi ile uygulanabilir ve belkide en önemlisi cinsel fonksiyon kaybı genellikle görülmez. Ancak yüksek teknoloji gerektirdiğinden pahalı bir ameliyattır.
* Greenlight lazerle prostat tedavisi: Lazer teknolojisi ile ağrısız ve acısız prostat kanserine maruz kalan bölge lazerler yakılarak bölge temizlenir ve hasta rahata kavuşturulur.

Incoming search terms: